Deneme ve Düşünce

Kötülük ve İyilik Üzerine…

KÖTÜLÜK NEDİR?

‘’Hakkı olana hakkını vermemek ve hakkı olandan hakkını haksız yere almak’’ kötülüktür. Başkasına ait olan bir hakkı aldığın zaman bu kötülük oluyor. Kendi kazandığı ile ‘alkol almak’ kötülük müdür? Kötülüktür ancak Yaratıcı yasakladığı için kötülüktür; özünde kötülük olup olmadığı tartışılır. Temizlik amaçlı kullanıldığı da göz önüne alındığında alkol bazen kötülük olmaktan çıkar. Ama yüksek enflasyon bir kötülüktür. Çünkü haksız yere birinin gelirini değersizleştirirken bir başkasının ise kazancını katlamasını sağlayabiliyor.

KÖTÜLÜĞÜN DERECELERİ

1. KÖTÜ: Burada fail nefis. Canım böyle istedi, böyle yaptım diyerek yapılan kötülüktür. Nefsi için kötülük yapan; bu en basit kötülüktür. Nefsine uyarak kötülük yapar. Bu kötülük kişinin kendisine yönelik yaptığı kötülüktür.

2. DAHA KÖTÜ: Bu kötülükte de fail nefistir ancak bir öncekine göre daha kötü olmasının nedeni kişinin bir başka kişiye kötülük yaparak zarar vermesidir. Kişinin nefsine uyarak komşusunu değerli bir şeyini çalması gibi.

3. ÇOK DAHA KÖTÜ: ‘İyilik üretmek için konulan kuralı kullanarak yapılan kötülük’ olduğundan çok tehlikelidir. Bununla ancak mücadele için ahlak ve ilim gerekir. Bu çeşit kötülükte ise fail artık akıl ve iradedir. Bilinçli, planlı yapılan bir kötülüktür. Öyle ‘anlık’ nefsine uyma, öfkesine kapılarak yapılan kötülükten ziyade bizzat ‘aklını ve iradesini’ kullanarak kötülüğü tercih etmedir. Üzerinde çokça tartışılan kötülük türü budur. Bu kötülüğün tartışılmasının ve kafa karıştırıcı olmasının nedeni ‘iyiliğin’ bahane edilerek yapılmasındandır. Yani bir iyilik adına kötülük yapmaktır. ‘Gasp edilen bir arazide namaz kılınır mı’ şeklindeki tartışmalarda buradan çıkmıştır. ‘Ben bu yolsuzluğu, hırsızlığı yaptım ama İmam Hatip yapmak için, Kur’an kursu açmak için yaptım’ diyerek yapması kişinin iyilik adı altında ‘kötülük’ yapmasıdır. ‘’Bir zümreyi mağdur ettik ama bunu ikbal için yaptık.’’ şeklinde iyilik yapıldığının söylenmesi aslında ‘kötülük’ yapmaktır ki İslam uleması da bu tür kötülüklerin İslam da yeri olmadığını söyleyerek çok ağır ithamlarda bulunur. ‘Yalan söyledik, kamuoyunu kandırdık ama bunu gelecek için’ yaptık şeklinde kötücül hareketleri de bir kısım İslam uleması ‘küfür’ ile eş tutar. ‘Ayakta kalmak için para bastık’ demekte tedavülde olan parayı kıymetsizleştirdiğinden çok büyük kötülüktür ve bunun iyilik olarak bilinmesi, kabul edilmesi de cahillik olur. Zaten bu tür kötülüklere başvuranlar bizzat ‘kötüyüz ve kötülük yapıyoruz’ durumuna düşmemek için ‘cahillere’ yaptıkları eylemleri ‘iyiliğiniz için yaptık’ diyerek razı eder. Bilerek yapılan bu kötülük, nefsine uyarak yapılan kötülükten daha kötüdür. İyilik iyilikle yapılır ancak burada kötülük ‘iyilik’ neden kılınarak yapılıyor. Neden ‘faiz yiyorsun’ deniliyor o da şöyle cevap veriyor: ‘’Ben yemesen Yahudiler yiyecek, onlar mı yesin’’…Bile bile yalan söyleyerek kötülük yapıyor, neden böyle yaptığı sorusuna ise bunun iyi bir sonuç vereceğini düşünerek yaptığını söylüyor. En tehlikeli olan kötülük türüdür.

4. MUTLAK KÖTÜ: Bir gerekçe olmaksızın kötü olanlar ve her hangi bir gerekçe aramaksızın kötülük yapanlar. Bu tür kimseler yaptıkları eylemler ya da sahip oldukları fikirler nedeniyle kötü değildirler; onlar bizatihi kötüdürler, kendileri kötüdür. Bir ülkeyi de yönetse de kötülük yapar, dağda çobanda olsa kötülük yapar. Bu tür kimseyi odada yalnız başına bıraksan orada bile boş durmaz, bulduğu karıncaya işkence yapar. Bu tür kimseleri tanımlamak zor olduğundan ulema bunlara ‘İnsi Şeytan’ demiş. Sosyal bilimciler ise ‘psikopat’ diyerek mutlak kötü olan kimseleri böyle adlandırmış. Bunların neden kötü olduğu çözülemiyor. Nefis, akıl, irade bunu açıklamıyor. İyi eğitim almış, zengin bir aileden gelmiş, istediği her şeyi elde etmiş yine kötülük yapıyor. DNA’sın da mı var yoksa başına bir şey mi geldi de böyle oldu bilinemiyor. Bir Kur’an okunuşunu gözyaşları içinde dinliyor ama binlerce kişinin çoluk çocuk heba olması karşısında en ufak pişmanlık duymuyor. Ulema bu kimseleri izahta zorlandığı için ‘İnsi Şeytan’ demiş işi oraya bağlamış. Psikiyatrisler ise, ‘bunlar hasta, psikopat’ diyerek tartışmayı sonlandırmış. Bu kötülüğün en büyük göstergesi ‘aşırı yalancılıktır’. Hemen hemen her konuda yalana başvuran ‘mutlak kötü’dür. Haklı, haksız olsun muhatabına insafsızca davranan mutlak kötüdür. İşkence yapan, yaptıran mutlak kötüdür. Bir gruba ölçüsüz baskı yapan mutlak kötüdür. Kötülük yapmadan duramayan mutlak kötüdür.
Yukarıda sıralan kötülük türlerinden 1. ve 2.’si avama ait olan kötülüktür ve buna karşı ‘af’ kapısı açıktır. Ancak 3. ve 4. tür kötülükte ‘bilinçli/bilerek yapma’ devreye girdiğinden bunun affı söz konusu olmayabilir. Çünkü özellikle üçüncü tür kötülük ‘işlevsel’ olduğundan çok büyük bir kötülüktür. ‘İyilik üretmek için konulan kuralı kullanarak yapılan kötülük’ olduğundan çok tehlikelidir. Bununla ancak mücadele için ahlak ve ilim gerekir. Dördüncü kötülük ‘deprem gibi’ izah edilemediğinden buna karşı ne yapılacağı bilinemez ancak üçüncü kötülük insanlığın mücadele sahasına girer.

İBNİ SİNA’NIN YAKLAŞIMI: SER Bİ-ZAT, SER Bİ-ARAZ
Ser bi-zat yani esas itibariyle kötü. Örneğin üç kiloluk bir meyveyi terazinin iki kilo olarak tartması ser bi-zat yani esası itibariyle kötülüktür. Ancak ‘öfkeli olmak’ normal zamanlarda yasaklanmazken öfke kaynaklı suçların artmasıyla öfkenin yasaklanması bir şeye bağlı olduğundan ser bi-araz’dır. Yani bir şeye bağlı olarak gelişen kötülüktür. Bu bağlı olunan durumun değişmesiyle kötülük olma vasfını da yitirebilir.

İYİLİK NEDİR?
Karşılık beklemeksizin insana ve insanlığa fayda sağlayacak bir şey yapmak iyiliktir. Başka bir şeye karşı yaptığın, onun lehine her şey iyiliktir. ‘Birine su vermek, yoldan taşı kaldırmak’ iyiliktir. Evinden çıkamayan yaşlı bir adama marketten ‘sigara’ almak iyilik midir? Hayır, iyilik değildir. Birisine sigara alarak sağlığa kamusal zarar veriyorsun, para boşuna harcanıyor, sağlık harcamaları artıyor. Kimseye faydası yok. İyilik herkese iyi bir sonuç veren şeydir. İyilik yapıyoruz ki toplum bir yere varsın.
Bir iyiliğin iyilik olabilmesi için birincisi nefsine fayda sağlamayacak, ikincisi ise insanlara ve topluma bir faydası, yararı olacak. Yani başkasının lehine bir şey olacak ve yapıldığında da toplumun kalitesi artacağından yapana da yarayacak. Yaşlıya marketten sigara almak ‘insanlara zarar’ verdiğinden bir iyilik değildir ancak yolda ters dönmüş kaplumbağayı kaldırmak onu doğaya kazandırmak olduğundan bu bir iyiliktir. Yerdeki bir plastiği geri dönüşüme atmak iyiliktir. Çünkü doğayı kurtardın, çocuğun temiz bir çevrede yaşayacak, işte bu iyiliktir. ‘Çöpçünün işi bana ne’ demek kendini bir iyilikten mahrum etmektir.

HANGİ İYİLİK MAKBULDÜR?
Bunun tam bir tanımı yok. Darda olana yardım etmek, paylaşmak makbuldür. İnsanın kendi çocuğuna iyilik yapması iyilik midir, tartışılır. Çünkü çocuğuna bir şey alması ona karşı sahip olduğu duygulardandır, hormaneldir. Ancak başkasının çocuğunu sevindirmek iyiliktendir.

İYİLİĞİN KRİTERLERİ
1. Başkasının ve başka bir şeyin lehine olacak.
2. Kişisel fayda beklenmeyecek.
3. Eylem herkes için iyi olacak. Mutlaka herkese fayda sağlamalıdır.

 

kapak resim: https://www.susanneleboutillier.com/how-the-extremes-of-good-and-evil-can-lead-you-down-the-wrong-path/